top of page

Patricia Loncle: ‘Gençlerin Ruh Sağlığı ve Esenliği Avrupa Kurumları için Öncelik Haline Geldi’

İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi, Türkiye’de gençlik intiharları üzerine bir araştırma projesini yakın zaman öncesinde tamamladı ve halk sağlığı konularını gençlik çalışmalarıyla birlikte ele alarak tartışmanın önemini ve aciliyetini vurguladı. Merkez, 2024 yılının başından bu yana gençlik alanında çalışan araştırmacılar, akademisyenler, ve sivil toplum aktivistleri dahil olmak üzere çeşitli aktörlerin katkılarıyla hem konuyu kamusal olarak tartıştırmayı hem de “genç intiharlarını önlemek için ne yapmalı” sorusuna verilen yanıtları genişletmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Merkezin kurucularından ve koordinatörlerinden Profesör Demet Lüküslü, Avrupa'da gençlik politikaları, gençlik çalışmaları ve halk sağlığı alanında uzman olan Profesör Patricia Loncle ile bir röportaj gerçekleştirdi.


Söyleşi: Demet Lüküslü

Nisan 2024

DL: Küresel ruh sağlığı krizininin boyutlarını ve etkilerini özellikle gençlerin deneyimlerine ve perspektiflerine odaklanarak anlamaya çalışıyoruz. Birçok gençlik araştırmacısı için, ruh sağlığı krizi etrafındaki tartışmalar ve ruh sağlığı krizinin bir halk sağlığı sorunu olarak tartışılması, ancak COVID-19 pandemisinden sonra gündeme gelmeye başlayan yeni konular. Ancak, siz bu konuyla daha uzun bir süredir ilgileniyorsunuz ve aslında  bir Halk Sağlığı Yüksek Okulu olan EHESP'de (Ecole des Hautes Etudes en Santé Publique) çalışıyorsunuz. Gençlik araştırmalarını halk sağlığıyla nasıl ilişkilendirmeye başladığınızı anlatabilir misiniz?


PL: Gençlik ve sağlık konularını epey bir süredir birlikte ele alıyorum (yaklaşık 20 yıl). İlk başta, muhtemelen biraz eğretiydi, çünkü Halk Sağlığı Okulu'ndaydım ve araştırma konularımı Okulun ilgi alanlarıyla ilişkilendirmeye çalışıyordum. Sonra, gençlerin sağlığına duyulan endişenin giderek artmasıyla bu daha da açık hale geldi. Özellikle zaman içerisinde iki istikametin araştırmacılar, sağlık ve gençlik profesyonelleri, ve politika yapıcıları tarafından daha belirgin olarak geliştirildiğini söyleyebilirim: bir yandan, yerel politikalara (bilhassa benim araştırmalarımda) daha göze çarpan bir ilgiyle birlikte, gençlik, güvencesizlik, ve sağlık arasındaki bağlantıyla ilgili soruların sorulması; öte tarafta, gençlerin davranışlarına odaklanan, özellikle ürün tüketiminin etkilerine (özellikle alkol) dair sorular. Bu ikinci noktada, bu tür davranışların meydana getirdiği ahlaki panikler beni bilhassa ilgilendiriyordu. Ruh sağlığı sorunu genellikle ilk boyutla ilişkilendirildi ve Fransa'da 'Gençleri Karşılama ve Dinleme Noktaları’ ve ‘Ergen Evleri'nin oluşturulmasıyla (bundan 20 yıl önce) ortaya çıktığını söyleyebilirim. Bu hizmetlerin amacı, ruh sağlığı sorunları olan gençlere rehberlik ve/veya bakım sağlamaktı. Zamanla, araştırmalar bu hizmetlere ve özellikle kırsal gençler ve işçi sınıfından gençler gibi belirli genç grupların bu hizmetlere ulaşabilmesindeki zorluklara odaklanmaya başladı.


DL: Türkiye'deki gençlerin intiharları konusunda çalışırken, Youth Partnership için hazırladığınız kısa yazıdan ilham aldık [link]. Avrupa gençlik politikaları konusundaki uzmanlığınızı biliyoruz, Avrupa'da ruh sağlığı ve gençlerin iyilik hali ile ilgili gençlik politikalarının gelişimi hakkında ne dersiniz? Avrupa devletleri ve Avrupa Komisyonu için bunun bir öncelik haline geldiğini düşünüyor musunuz?


PL: Evet, gerçekten de, bence bu Avrupa kurumları için bir öncelik haline geldi. Bence bu, üç eşzamanlı hareketin sonucu:


  • Fransa devletinin arzuladığı haliyle sosyal sorunların sterilizasyonu, COVID kriziyle birlikte pekiştirilmiştir;

  • 2005'ten beri benimsenen bütünsel gençlik politikaları kavramıyla beraber, gençlik politikalarının transversal bir tanımını destekleyen söylemler ve girişimler, sağlık konularının (diğer konular arasında) gençlik meselelerine dahil edilmesini teşvik ediyor;

  • Sağlık konularının siyasi olarak tarafsız bir algısı, ki bu tüm Avrupa ülkeleri tarafından paylaşılan bir yaklaşımı kolaylaştırıyor.


DL: Son zamanlarda farklı araştırma projelerinde yeni araştırma metodolojileri ve teknikleri üzerine düşündüğünüzü biliyoruz. Gençlerin ruh sağlığı ve iyilik haliyle ilgili metodolojilere dair herhangi bir öneriniz var mı?


PL: Bu konulara (gençlik alanındaki birçok diğer konu gibi) eylem araştırması yaklaşımlarının geliştirilmesinin son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Gerçekten de, bir dizi araştırma çalışması göstermekte ki, gençlik sağlığı konuları, sorunların gençler veya yetişkinler tarafından tanımlanmasına bağlı olarak, çok farklı şekillerde formüle edilebiliyor. 


Formülasyonları karşılaştırdığımızda, yetişkinlerin önceki ahlaki paniklere dayanan, patolojiye dayalı yaklaşımları olduğunu, gençlerin ise daha küresel (sağlık ve yaşam koşullarını birleştirerek) yorumlar yaptığını, öte yandan her iki grubun da ürün tüketimi açısından daha az panikçi ve örneğin izolasyon veya ekoloji kaynaklı kaygı gibi fenomenlere daha fazla vurgu yaptığını fark ediyoruz. Bu nedenle, profesyonel ve siyasi inisiyatifleri en iyi şekilde gerçekleştirebilmek için doğrudan gençlerin kendi ifade ve anlatılarından yola çıkmak ve onlarla güven bağları kurmaya çalışmak temel öneme sahip.


Söyleşinin İngilizce orijinaline ulaşmak için tıklayınız.


Patricia Loncle, Fransa'nın Rennes kentinde Ulusal Halk Sağlığı Okulu'nda sosyoloji profesörü olarak görev yapmaktadır. Fransa’da 2009 yılında Sciences Po Paris'ten Sosyoloji alanında habilitasyon aldı. “Politiques de jeunesse, les enjeux de l’intégration” (Gençlik politikaları, entegrasyon zorlukları, Presses universitaires de Rennes, 2010) kitabının yazarı ve “Young People and the Struggle for Participation” (Gençler ve Katılım için Mücadele) adlı kitabın Andreas Walther, Axel Pohl ve Janet Batsleer ile birlikte editörüdür (Londra, Routledge, 2019). Araştırma alanları arasında gençlik politikaları (Avrupa, ulusal ve yerel düzeylerde) ve gençlik çalışmaları bulunmaktadır.

8 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page