Arama Sonuçları
Boş arama ile 28 sonuç bulundu
- Gençlerle Birlikte Gençler İçin Araştırmak
İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi Lansman Etkinliği ve Forum 24 Eylül Cumartesi Cezayir Toplantı Salonunda gerçekleşti. İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi Direktörü Cihan Erdal ile Koordinatörler Begüm Uzun, Demet Lüküslü, Derya Fırat ve Hakan Yücel’in sunuşlarıyla başlayan etkinlikte öncelikle Araştırma Merkezinin araştırmacı kadrosu, Danışma Kurulu ve dört ana çalışma alanı tanıtıldı. Merkezin gelecek dönem etkinlik ve projelerine ilişkin bilgilendirme yapıldıktan sonra foruma geçildi. Etkinliğin ikinci ve büyük bölümünü oluşturan forumda Merkez araştırmacılarının yanı sıra sivil toplum alanında gençler için çalışan örgüt ve platform temsilcilerinin, genç aktivistlerin katılımıyla su iki soruya dair tartışma yürütüldü: i) Türkiye’de gençlik araştırmaları alanının yöntemsel ihtiyaçları nelerdir? ii) “Özne olarak gençlik” anlayışıyla gençlik için eşitlik ve özgürlük temelli bilgi ve politika üretimi için araştırmaların, gençlik örgütlerinin ve sivil toplumun iş birliği nasıl güçlendirilebilir? Yaklaşık bir buçuk saat süren forumda yapılan tartışmada şu konulardan bahsedildi: Odak grup ve anket çalışmalarının karma olarak bir arada yapılması, etnografik çalışma yöntemleri ve dijital etnografinin kullanılması; anlam krizinin yaşandığı ve öznelerin geleceğe, kurumlara, arkadaşlığa, eş olmaya vb. toplumsal fenomenlere atfettiği anlamların kaybolduğu bir ortamda hermenötik yaklaşımın geliştirilmesi; gençlik politikalarının oluşturulma süreçlerinde gençlerin konumu; siyaset alanının gençlere yaklaşımı, kuşaklar arası çatışmalar ve gençlerle siyasal partiler arasındaki uçurumun nasıl aşılabileceği; önümüzdeki seçimler için ve seçimler ötesine geçen, sosyal adaleti, temsil adaletini, ekolojik adaleti hedefleyen gençlik ittifaklarını güçlendirmek; gençlerin barınma sorunu ve genç yoksulluğunu/yoksunluğa dönüşen yoksulluğu yenecek politikalar üzerine çalışmalar yapmak; ne istihdam ne eğitimde olan gençlerin deneyimlerine odaklanmak; gençlik örgütleri ve STK’larla birlikte sendikaları gençlik çalışmalarına dahil etmek; bilgi ve politika üretiminde, sivil toplum alanında toplumsal değişim için çalışan gençler, gençlik politikalarının geliştirilmesine odaklanan aktivistler, toplumsal hareketler içerisinde yer alan gençler, üniversite hareketi, üniversite kulüpleri içerisinde çalışan genç aktivistlerin mümkün olduğunca hiyerarşisiz geniş koalisyonunu inşa etmek; karar alıcıların gençler adına söylediklerini etkilemenin ötesinde gençlerin hak temelli eşitlenmesini hedeflemek; üniversitelerdeki baskı ortamı; üniversiteli gençlerin nitelikli ucuz isçiye dönüşmeleri; gençlerin kahve bile içemeyecek durumda olması/tüketim toplumundan dışlanır hale gelmesi, gençlerin kendilerini ifade edecekleri kamusal alanların çok kısıtlı olması ve kentle kurduğu ilişkinin dönüşümü üzerine düşünmek; Cumhuriyetin vaadi olarak ifade özgürlüğü ve refahın bugün geldiği nokta karşısında gençlerin yaşadıkları hayal kırıklığı; farklı alt kimliklere sahip gençlerin nasıl bir araya gelebileceklerini, bunun olasılıkları veya yaratacağı çatışma alanlarını kesişimsellik perspektifiyle birlikte tartışmak.
- “Akademinin Beklenti Ufku"
"Akademinin Beklenti Ufku": MSGSÜ, Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin Sanatçı yaşamına hazırlık süreci ve gelecek beklentileri” başlıklı araştırma Nisan 2022 itibariyle başladı Mimar Sinan Güzel Sanatları Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenen araştırmanın yürütücü ekibinde İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi Koordinatörlerinden, MSGSÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Fırat Şannan, Arş. Gör. Mehmet Akay, Sosyoloji Bölümü Doktora Öğrencisi Ayça Yüksel, Yüksek Lisans öğrencisi Ekim Veyisoğlu ve Lisans öğrencisi Şeyma Çopur yer alıyor. 2022 sonuna kadar devam edecek olan saha araştırmasının sonuçlarının 2023 başı itibariyle kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor. Sanat alanına erişimin daralması, sanatçı yaşamına geçişin uzaması ve sanatsal angajmanı etkileyen diğer güncel sorun alanları Türkiye’de sanat eğitimi alanına dair tarihsel bakış açısıyla yapılmış pek çok araştırma mevcut olmakla birlikte, sosyoloji alanında bu kapsamda bir çalışma yapılmamıştır. Oysaki 1960’lı yıllar sonrasında Avrupa’da artık bir üniversite disiplini olan sanat eğitiminin, sanat alanına girişin gizli koşulu haline geldiği gözlemlenmiştir (Singerman, 1999). Türkiye’de de sanat alanının özerkliği tartışmalarının sanat galerilerinin gelişmesinin (Akay, 2001) yanı sıra sanat eğitimi düzleminde sürdüğü saptanabilir (Bakçay, 2015). “Akademinin Beklenti Ufku: MSGSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğrencilerinin Sanatçı Yaşamına Hazırlık Süreci ve Gelecek Beklentileri” adlı projenin amacı, öncelikle, üzerinde sıklıkla konuşulan ancak bilimsel anlamda yeterince incelenmeyen bu alanda özgün bir araştırma gerçekleştirmektir. Sanat alanında lisans eğitimi alan öğrencilerin gelecek beklentileri, sanat alanına erişim ve girişleri, yakın dönemde yaşanan Covid-19 salgını, ekonomik kriz, genç işsizliği, Türkiye’deki sanat alanının küçülmesi, eğitim sonrası iş imkanlarının azalması, sanatçıların geçici ve güvencesiz konumlara mahkûm olması gibi çeşitli sebeplerle zorlaşmış, ‘beklenti ufukları’ daralmış görünmektedir. Ülkemizdeki gerek öğrenci gençliği (SODEV, 2021) gerekse sanatçıları ele alan araştırmalar (Yiğit, 2021) her iki toplumsal kategorinin kesişiminde konumlanmaya hazırlanan gençlerin de ciddi sıkıntılar içinde yer aldığını göstermektedir. Üç yılı aşkın bir zamandır devam eden Covid-19 salgını sanat okulunda okuyan gençlerin sadece gündelik öğrenci yaşamlarını (derslerin online olarak yapılması, sanat atölyelerinde üniversite hocalarıyla beraber yüz yüze çalışamamak, üniversite eğitim sürecinin olmazsa olmaz bir parçası olan okul içinde hoca-öğrenci ve öğrenciler arasında yürütülen sanatsal ve entelektüel tartışmalardan uzak kalmak, sürekli ertelenen sanatsal etkinlikler nedeniyle sanatsal üretimi sadece internet yoluyla takip etmeye çalışmak, sanat alanının gene aynı süreçte daralan üretimi gibi etmenler) değiştirmekle kalmamış, söz konusu öğrencilerin “sanatçı kimliğine”, “sanatçı yaşamına”, “sanatçı mesleğine” dair inançlarını zayıflatmış ve bu alandaki gelecek kariyerlerine ilişkin beklentilerini de ciddi sekteye uğratmış görünmektedir. Kuşkusuz bu talihsiz gelişmeler sadece, sanat bölümlerinde eğitimlerine devam eden üniversite öğrencileri üzerinde etkili olmamaktadır, ama söz konusu sanat öğrencilerinin hem eğitim sürecinde hem de eğitim sonrası çalışma yaşamına girmede çok farklı dinamiklere tabii olan sanat dışı (Sosyal bilimler, Fen bilimleri, Hukuk, Tıp, Mimarlık vb. Fakültelerine bağlı) bölümlerde okuyan öğrencilere göre salgından daha fazla etkilendikleri söylenebilir. Zira sanat okullarında okuyan öğrenciler yalnızca müfredatı öğrenmekle kalmazlar. Okulun kültürel atmosferinde, atölyelerde yaşarlar, toplumsallaşırlar, “sanatçı yaşamını” öğrenirler. Geleceğin sanatçı adaylarının ‘yatkınlıkları’, yani algı, beğeni ve değerlendirme kalıpları, bir başka deyişle ‘sanatçı habitus’ları sanat okullarının yaşayan ortamında gelişir ve bedene kaydolur. Öte yandan görece daha uzun zamandır devam etmekte olan daha temel bir eğilim bize günümüzde modern Batı toplumlarında ve Türkiye’de yetişkin yaşamına geçiş sürecinin (aileden ekonomik olarak özgürleşememek, çalışma yaşamına güvenceli ve sabit bir konumla başlayamamak, yeni bir aile kuramamak gibi etmenler yüzünden) uzadığını göstermektedir (Galland, 2001; Fırat, 2013). Yetişkin yaşamına geçiş sürecinin uzaması, yetişkin kimliğini oluşturucu bir tecrübe etme ve sorgulama dönem olan söz konusu evrenin beraberinde de uzamasını getirmiştir. Sanat okulu öğrencilerinin de çağdaş toplumlarda yaşanan bu sürecin dışında olduğu düşünülemez ve yetişkin sanatçı yaşamına geçişin uzadığından bahsedilebilir. Türkiye gibi sanat alanın kurumsallaşmadığı ülkelerde ‘sanatçı yaşamını’ kurmak hali hazırda sanat okulu mezunları içinde bile genellikle uzun yıllar sonunda mümkün olmaktadır. Sanat söz konusu olduğunda, öğrencilikten profesyonelliğe geçişin uzaması, genç kuşakların eskilerden özgürleşmesinin de gecikmesi anlamına gelmektedir. Söz konusu süreç, hem sanat alanı içindeki genç işsizliğine yol açmakta hem de sanat alanında görece egemen konumlara sahip olanlar karşısında alana yeni giren genç sanatçıları güvencesiz, esnek, sömürüye açık çalışma koşullarına mahkûm etmektedir. Özellikle sanat alanı gibi ‘maddi olmayan emeğin’ geçerli olduğu alanlarda, emek sömrüsü sembolik sermayenin paylaşımı vaatleriyle kolayca meşrulaştırılmaktadır (Bakçay, 2015). Bu bağlamda, MSGSÜ sanat bölümlerinde okumakta olan öğrencilerin sanata ve sanatçıya dair değer yargılarının ve sanatçı kimliğine dair düşüncelerinin, sanatçıya has yaşam tarzına yaklaşımlarının, Türkiye’deki sanat alanına dair düşünce ve eleştirilerinin, planladıkları sanat kariyerlerinin, öngördükleri sanat güzergahlarının, sanat alanına girişteki zorluklara ilişkin öngörülerinin, gelecek beklentilerinin analiz edilebilmesi için içinde bulundukları toplumsal gerçekliğin ve bu gerçekliğe eyleyiciler tarafından atfedilen anlamın okunması önem kazanmıştır. ‘Akademinin Beklenti Ufku’ araştırması sahası, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne bağlı Fotoğraf, Geleneksel Türk Sanatları, Grafik Tasarımı, Heykel, Resim, Sahne Dekorları ve Kostümü, Sanat Eserleri Konservasyonu ve Restorasyonu, Seramik ve Cam, Sinema ve Televizyon, Tekstil ve Moda Tasarımı bölümlerinde 3. Sınıf ve 4. Sınıfta okumakta olan öğrencileri arasından ailelerinin gelir düzeyine bağlı olarak saptanan nesnel toplumsal konum, cinsiyet, etnik aidiyetler gibi farklılıkları gözeterek seçilen bir örneklem dahilinde her bölümden 6’şar öğrenci ile toplamda 60 adet derinlemesine görüşmeyi kapsamaktadır. Araştırmanın konu, sorunsal ve hipotezleri doğrultusunda saha çalışması için yapılandırılan derinlemesine görüşme cetveli soruları aşağıdaki temel başlıklar altında belirlenmiştir: Demografik sorular: yaş, doğum yeri, okula giriş yılı, lise türü ve mezuniyet yılı, ebeveyn ikamet yeri, öğrenim durumu, meslek/çalıştıkları iş. Sanat Eğitimi: Okula girişteki beklentiler, müfredata, dersler ve atölyelerin işleyiş biçimine, fakülte ve bölüm ve akademi hocalarıyla ilişkilere dair düşünceler, eleştiriler ve öneriler. Okuldaki Sanat Ortamı: Sanat tarihine ve güncel sanatsal yaklaşımlara dair (çeşitli etkinlikler kapsamında ve arkadaşlar arasında) okul ortamında yürütülen entelektüel tartışmalar. Sanatçı gençliğin stil oluşturucu kültürel ve gündelik yaşam pratikleri: Okuma alışkanlıkları ve kitap türleri, dinlenen müzik türleri ve grupları, takip edilen sergiler ve müzeler, gençlik argosu, giyim tarzı, tatil biçimleri, takip edilen (sanat, müzik, edebiyat, politika vd.) dergileri ve internet siteleri, sosyal medya kullanımı, bedensel bütünlük, bedensel farkındalık sağlayan sporlar ve alternatif sağlık arayışları, eğlence hayatı. Sanat okulu öğrencilerinin maddi varoluş koşulları: Aileden alınan destekler, barınmaya ilişkin çözüm yolları, burs ve geçici iş imkanları. Sosyal ilişkiler: Aile ile olan ilişkiler, arkadaşlık ilişkileri, aşk ilişkileri. Siyasi Angajman: Siyasi katılım, Ssiyasi partilere bakış, ulusal aidiyet, siyasi mobilizasyon. Sanatçı yaşamı ve Sanat Alanı: “Sanatçı kimliğine”, “sanatçı yaşamına”, “sanatçı mesleğine” dair düşünceler, Türkiye’deki sanat alanına dair düşünce ve eleştiriler, sanat kariyerleri planlama, öngörülen sanat güzergahı, alana girişteki zorluklara ilişkin öngörü, gelecek beklentisi ve yurtdışı planları. Referanslar Akay A., Fırat D., Göktürk P., Kutlukan M. (1995). İstanbul’da Rock Hayatı Sosyolojik Bir Bakış, Bağlam Yayınları: İstanbul. Bakçay E. (2015). “Sanat Eğitiminde Toplumsal Eşitsizliğin Yeniden Üretimi”, Sanat-Tasarım Dergisi, Sayı: 6 ISSN: 1309-2235 s. 7-16. Fırat, D. (2012). “Büyük Kentlerde Yaşayan Orta Sınıf Kökenli Eğitimli Gençlik ve Geliştirdikleri Yeni Yaşam Biçimleri”, Tübitak Proje Raporu. Fırat Derya, (2013). “Bit(iril)meyen Gençlik”, Gençlik Halleri: 2000’li Yıllar Türkiye’sinde Genç Olmak içinde, Der. Demet Lüküslü & Hakan Yücel, (Ed.) Efil Yayınevi: Ankara. Bourdieu, P. [1979] 2021). Ayrım: Beğeni Yargısının Toplumsal Eleştirisi, Nika Yayınları: Ankara, (Çev. Derya Fırat Şannan & Günce Berkkurt). Galland, O. (1984). Les jeunes, Paris, Éditions La Découverte, Paris. Galland, O. (1991). Sociologie de la Jeunesse L’entrée dans la vie, Armand Collin: Paris. Galland, O. (2001). «Adolescence, post-adolescence, jeunesse: retour sur quelques interprétations», Revue française de sociologie. No: 42-4, 611-640. Singerman, H. (1999). Art Subjects: Making Artists in the American University, Univ of California Press. Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) Gençlik Araştırması Raporu, 2021. Online erişim: https://sodev.org.tr/wp-content/uploads/2021/05/SODEV-Genclik-Arastirmasi-Raporu-19.05.2021.pdf Yiğit E. (2021). Prekaryanın Görünmeyen Özneleri: Pandemi Döneminde Sanatçılar (Ebook: https://www.edayigit.xyz/prekarya)
- İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi Yola Çıktı
İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi gençlerle birlikte, gençlerin perspektifleri ve ihtiyaçları doğrultusunda araştırmak ve üretmek, demokratik ve adil bir Türkiye’nin inşası için genç yurttaşların sözlerinin, hayallerinin, aktif katılımının güçlendirilmesine katkıda bulunmak için yola çıktı. Gençliği homojen bir kategori olarak düşünen, X, Y, Z gibi harflerle sınıflandıran, ya yücelten ya da tehdit olarak algılayan, oy deposu olarak araçsallaştıran yaklaşımların akademiden medyaya, siyasetten gündelik hayata yaygın olduğunu endişeyle görüyoruz. Türkiye’den ve Avrupa’dan gençlik çalışmaları alanından akademisyen, araştırmacı ve aktivistlerin ortak çabasıyla, farklı sosyo-ekonomik, ulusal, etnik, dinsel, cinsel kimlik ve aidiyetlere sahip gençlerin deneyimlerini anlamlandırmayı, gençlerin yaşadıkları eşitsizliklerle birlikte mücadele etmeyi, gençler için eşitlikçi, demokratik, özgürlükçü politikalar tasarlanması, geliştirilmesi ve uygulanmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi yerel, ulusal, ve küresel düzeyde eşitsizlik, güvencesizlik, ayrımcılık ve adaletsizliklere maruz kalan gençlik gruplarının eğitim, sağlık, barınma, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi alanlar başta olmak üzere kamusal yararını gözeten, düşünce ve ifade özgürlüklerini genişletmeye odaklanan politika önerileri tasarlamak için yola çıktı. İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi olarak gençlerle birlikte araştırma ve bilgi üretim faaliyetlerinin yanı sıra eğitim ve danışmanlık hizmeti vermeyi amaçlıyoruz. Çalışmalarımızı hem web sitemiz hem de Twitter hesabımız üzerinden takip edebilirsiniz.
- “19 Ocak Kuşağı’nı Anlamak”
İstanbul Gençlik Araştırmaları Merkezi Kurucu Direktörü ve Koordinatörlerinden Cihan Erdal’ın Dr. Öndercan Muti ile birlikte yürüttüğü “19 Ocak Kuşağı’nı Anlamak” başlıklı araştırma projesi Hrant Dink Vakfı Tarih ve Hafıza Araştırmaları Teşvik Fonunu kazandı. 2010 yılında Hrant Dink Vakfı destekçilerinden Dr. Alper Öktem’in girişimi ve katkılarıyla hayata geçirilen Tarih Araştırma Teşvik Fonunun çerçevesi 2013 yılı itibariyle genişletilerek ismi ‘Tarih ve Hafıza Araştırmaları Teşvik Fonu’ olarak güncellenmiştir. 1915’te sergilenen ve günümüzün anlayışıyla insan hakları savunuculuğu olarak değerlendirilebilecek vicdanlı davranışların yanı sıra yaşananların insani boyutlarının günümüze yansımaları, sonraki nesillerde bıraktığı izler ve farklı hatırlanma biçimleri araştırmaların kapsamına alınmıştır. Bu yönde yapılacak bilimsel çalışmaları teşvik amacını taşıyan Fona, 2017 yılında Harry Parsekian da katkılarıyla destek vermiştir. Hülya Adak (Sabancı Üniversitesi), Ayşe Gül Altınay (Sabancı Üniversitesi), Ayfer Bartu Candan (Boğaziçi Üniversitesi), Valentina Calzolari (Université de Genève), Deniz Kandiyoti (University of London), Raymond Kévorkian (Université Paris-VIII), Kerem Öktem (University of Venice) ve Arus Yumul’un (İstanbul Bilgi Üniversitesi) oluşturduğu Tarih ve Hafıza Araştırmaları Teşvik Fonu 2021 jürisi başvuranlar arasında yapılan sıralama sonucunda dört araştırmaya destek verilmesine karar verdi. Cihan Erdal ve Öndercan Muti’nin “19 Ocak Kuşağı’nı Anlamak” başlıklı projesi bu yıl destek kazanan dört araştırmadan biri oldu.




